MAHMUT ÖZKILIÇ YAZDI: KAVGANIN PERDE ARKASI
iLERİ GAZETE
Ne dedik? Doğruyu ve yanlışı, olduğu gibi, dosdoğru ve belgeleriyle yazacağız dedik.
Başlayalım…
Şehitkamil Belediyesinde çalışan 3 şefin kavgası, birinin ayağının kırılması ve akabinde gelişen işyeri kurşunlama olayı kamuoyunda gündem olmuştu. Ben de dahil birçok gazeteci meseleyi gündeme taşımıştı, fakat öğrendim ki edindiğim bilgiler kısmen eksik ve yanlışmış. Bu anlamda kamuoyundan özür diliyorum ve olayın gerçekliğini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yunus Alev, Mahmut Orkun Öztürk ve Anıl Akmak; Umut Yılmaz’ın Şehitkamil Belediyesi’ne başkan seçilmesinden sonra Şehitkamil Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünde şef olarak işe başlıyor. Bu vatandaşlar yaklaşık 3 aydan beri belediyede çalışmakta olup birbirlerini de uzun yıllardan beri tanıyan, aralarında da arkadaşlık ilişkisi bulunan kişiler.
Olayın yaşandığı 1 Şubat’ın öncesinde Şehitkamil Belediyesinin temizlik biriminden çalışanların bulunduğu bir whatsap mesajlaşma grubundan belediyedeki iş ve işlemlerle ilgili birtakım yazışmalar gerçekleşiyor ve gerginlik 1 Şubat akşamı tarafların bir araya gelip yüz yüze konuşması ile son buluyor. Öyle ki, Yunus Alev ve Mahmut Orkun Öztürk 1 Şubat saat 23.15 sularında Mahmut Orkun Öztürk ve Yunus Alev, beraberindeki 4-5 kişilik arkadaş gurubu ile birlikte Mahmut Orkun Öztürk’ün amcası Enver Öztürk tarafından Karşıyaka bölgesinde işletilen tekel bayiye geliyor ve 10 dakika kadar sohbet ederek alışveriş yapıp buradan ayrılıyor. Tekel bayiye birlikte gelen Yunus Alev ve Mahmut Orkun Öztürk’ün birbirine karşı samimi tavırları ve birbirlerine birden fazla defa sarılarak sohbet etmeleri de görüntülerden net şekilde anlaşılıyor.
Arkadaşları ile birlikte bahsettiğim tekel bayiden alışveriş yaparak 23.20 sularında birlikte ayrılan Mahmut Orkun Öztürk ve Yunus Alev adliye yakınlarında bir yerde yine birlikte alkollü içki tüketmeye başlıyor. Sohbet bir süre seyrinde devam etse de Yunus Alev ve Mahmut Orkun Öztürk kendi aralarında yeniden tartışmaya başlıyor ve tartışma kavgaya dönüşüyor. Ağır küfürleşmenin yaşandığı tartışmanın sonundaki kavgada Yunus Alev, Mahmut Orkun Öztürk’ün attığı yumrukla yere düşüyor ve taşlık arazide yere düşen Yunus Alev’in kaval kemiği diye tabir ettiğimiz kemiği kırılıyor. İddia karmaşa ve kavga bu minvalde sürerken, Yunus Alev beraberindeki arkadaşları tarafından hastaneye kaldırılıyor. Burada ben de dahil birçok gazetecinin yanlış bilgilendirildiği konu, Yunus Alev’in ayağının üzerinden arabayla geçilmesi olayı ki böyle bir olay yaşanmıyor.
Yunus Alev’in yeğenleri ve yakınları ise olayı duyunca biraz önceki bahsettiğim, Yunus Alev ve Mahmut Orkun Öztürk’ün birlikte alışveriş yaptığı tekel bayisine gelerek hareket halindeki bir araç içinden tekel bayisini hedef alarak silahla 3 el ateş ediyor. Olayda şans eseri kimse yaralanmazken Mahmut Orkun Ötürk’ün amcası olan Enver Öztürk kendini yere atarak mermilere hedef olmaktan kurtuluyor. Bu olayın karelerini saati ve dakikası da üzerinde belirtilmek üzere yazının altında siz de göreceksiniz.
Yaşanan kavgadan yarım saat önce, birbirlerine çok sıkı arkadaş ve dost olarak sarılan Yunus Alev ve Mahmut Orkun Öztürk’ün birlikte alkol aldıkları ortamda cehaletten başka hiçbir kelime ile açıklanamayacak olan kişisel sebeplerden kavga etmeleri hem Öztürk ailesini hem de Alev ailesini zor durumda bırakmakla birlikte suçsuz günahsız Enver Öztürk, hiçbir ilgisi olmadığı olayda canını şans eseri kurtarıyorlar.
Bu toplum her şeye bir çare buldu ama eğitimin hep geri plana atıldığı günümüzde cahilliğe maalesef henüz kimse reçete yazamadı.
Yaşanan bu olay bana da, “Şehitkamil Belediyesi gündem olmaktan bir türlü kurtulamıyor” dedirtirken, Şehitkamil Belediyesini eleştirmek anlamında üzerinden dozer gibi geçen bir gazeteci olarak şunu da belirtmeliyim; Olay cumartesi günü ve mesai saatleri dışında yaşanıyor. Şehitkamil Belediyesi ile bu olayın tek bağlantısı, bahsi geçen şahısların Şehitkamil belediyesine torpil ile girmiş ve henüz Şehitkamil Belediyesi’nde çalışıyor olmasından ibarettir.
Yine de Şehitkamil Belediyesi yetkilileri, personellerini bu tür konularla ilgili uyarmalı ve bu olaya karışan isimlerle ilgili de bir yaptırım uygulamalıdır.
Yunus Alev ve Mahmut Orkun Öztürk’e gelince; yaramıyorsa içmeyin kardeşim.